Çalışanlarımızı Geliştirerek Nasıl Sonuca Ulaşırız?

çalışanlar Size bağlı çalışanlarınızın gelişiminde neden rol almalısınız? Gelişimlerinde etkin olmanız gerekiyor mu?

Ortalama bir yönetici bilinçli olarak vakit ayırmadığını söylese bile aslında zamanının % 20 -25’ini ekibine koçluk yaparak geçirir. Zira yöneticilerden beklenti iş sonuçlarına ulaşmak kadar çalışanlarının da bilgi ve beceri düzeylerinin geliştirilmesidir.

 

Bununla birlikte günümüzde her beş yöneticiden ancak ikisi bunu bilinçli olarak gerçekleştirebiliyor.

Bilginin paylaştıkça zenginleşmesi gerçeği kadar bir yöneticinin misyonu çalışanların gelişimlerine yaptığı katkılar oranında anlam kazanır. Türkçe’mizde sık sık kullandığımız “fedakâr” kelimesini düşünün. Ne anlama geliyor? Karşılıksız veren değil mi? Gerçekte de öyle mi? Kelimeyi “feda – kâr” diye ayırdığımızda bir şeyi feda ediyoruz. Ne için? Kar elde etmek için. Kar sadece maddi anlam içermez. Örneğin çocuğumuzu iyi yetiştirmek için fedakârlıklar yapıyoruz değil mi? Karşılığındaki kar nedir? Topluma faydalı, ayakları üzerinde durabilen fert yetiştirmenin manevi hazzı.

İş dünyasında çalışanların performansını arttıran, onlara koçluk eden, onların sınırlarını zorlayan, düşündüren, iş yapma şekillerini tartışmaya açan bir yönetici aslında kendi performansını kimi araştırmalara göre minimum % 25 arttırmaktadır.

Çalışanlarını geliştirme konusunda etkin olan yöneticiler işinde çok daha fazla tatmin olan, mensubu olduğu organizasyona çok daha bağlı, yapıda kalmaya istekli çalışanlara sahip oluyorlar.

Performans yönetimi hedeflere yönelik ve geri besleme esasına bağlı olduğundan çalışanların hangi noktalarda kendilerini geliştirmek ve iyileştirmeler yapılması gerektiğini objektif kriterlerle algılamalarını sağlanmaktadır.

Yine araştırmalara göre bu tarz bir yönetimde çalışanlar diğer organizasyonlara göre % 40 daha fazla şirketlerinde kalmaya istekli oluyorlar. Dolayısıyla iş tatmini, katılımcılık dinamik bir yapıya kavuşuyor. Gelişimi sağlamanın en temel yolu ise iyi bir iletişim tesis etmekten geçmektedir. Daha önce değinildiği gibi geri bildirim vermek, eğitim olanaklarını arttırmak, kişisel tecrübeler doğrultusunda tavsiyeler vermek, performans kriterlerinin dayandığı başarı kriterlerini şirket ve şirket çalışanları arasında madden ve manen kazan – kazandır ilkesine dayandırmak şirket bünyesindeki ilişkileri sağlıklı ve uzun ömürlü kılacaktır.

Görüldüğü gibi listelenen başlıkların çoğu zaten günlük hayatta farkında olunsun veya olunmasın bir yöneticinin sorumluluk alanı içersindeki konulardır. Buraya kadar anlatılmaya çalışılanları birkaç cümle ile özetleyecek olursak.

Çalışanının performansını ve dolaylı olarak kendi performansını arttırmak isteyen bir yönetici,

– Performans ve gelişim stratejisini ortaya koyan yöneticidir.

– Çözümler için düşündüren, koçluk eden, geri bildirim veren, birikim ve tecrübelerini aktaran yöneticidir.

– Çalışanların gelişiminde her türlü desteği sağlayan, eğiten bir yöneticidir.

– Aynı zamanda dürüst değerlendirmeler yapabilen bir yöneticidir.

Kaynak: mallx.org