Automechanika İstanbul 2018

5-8 Nisan tarihleri arasında gerçekleşen AUTOMECHANİKA İstanbul’da standımızı ziyaret ederek, firmamıza ve ürünlerimize göstermiş olduğunuz ilgi için teşekkür ederiz. SCTURBO filter ekibi olarak, verimli geçen bu fuarda yeni tanıştığımız ve var olan müşterilerimizle işbirliğimizi ilerletme ve güçlendirme şansını yakaladığımız için çok mutluyuz. Filtre sektöründe dinamik ve yenilikçi çizgimizi bundan sonra da devam ettireceğimizi bildirir, ürünlerimize gösterdiğiniz ilgiden dolayı tekrar teşekkür eder, çalışma hayatınızda başarılar dileriz. Ürünlerimiz hakkında daha fazla bilgi almak için lütfen satış ekibimiz veya operasyon@scturbofiltre.com adresimizden bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Devamını Oku

Aracınızdayken Nefes Almak

Toz toplama sistemlerinden olan polen filtreleri; dışardan araç içine girmeye çalışan toz, polen, toprak, sanayi dumanı gibi birçok kiri tutarak yolcuların alerjik hastalıklara yakalanmalarını önler. Özellikle, koah ve astım hastaları için, klima sisteminin temiz olması önemlidir.

Polen filtresini değiştirmeniz gerektiği nasıl anlaşılır?

Klima çalışmaya başladığında içeri kötü koku yayılıyorsa veya havalandırma sisteminin verimi azalıyorsa polen filtresinin değiştirilmesi gerekir. Yılda 2 kez ve

ya yol şartlarına göre 10.000-15.000 km arası polen filtresinin değiştirilmesi doğru tercih olur. Polen filtresini değiştirmemeniz halinde hem insan sağlığı için büyük bir risk hem de araba sisteminin düzgün çalışmamasına neden olacaktır ki bu yakıt tüketiminizi arttırır.

Son olarak hem kesenizi hem sağlığınızı olumlu yönde tetikleyecek bir ön eylemdir. Sürüşünüzü nefesinizle destekleyebilirsiniz; bu araç içi hava sistemi sirkülasyonunun dengeli olması sizleri etkiler.

Devamını Oku

SCTURBO Filter Dünya Otomotiv Konferansı’nda

11-12 Ekim 2017’de İstanbul Hilton Bosphorus’da yapılan Dünya Otomotiv
Konferansı’nda aile şirketimizi temsilen yönetim kurulu üyesi Murat
COŞKUN katılım şağlamıştır.
-Geleceğin otomotiv trendleri
-Endüstri 4.0, Robot teknolojileri ve dijitalleşme
– Tedarik zinciri ve lojistik
– Elektirikli araçları ve sektörün Dönüşümü
– Akıllı Mobilite
konularının gündemde olduğu üretici firmaların oluşturduğu konferansta ,
stratejik gelişmelerin ve sektördeki yeni iş modellerinin paylaşıldığı,
500’ün üzerinde üst düzey yöneticinin 2 gün boyunca bir araya geldiği
konferansta yerimizi aldık.

Devamını Oku

Filtre ve Mikron Dengesi

Üretimini yaptığımız her filtrenin bir mikron değeri vardır. Mikron Dengesi ; ister hava filtresi olsun ister yağ filtresi olsun, arasından geçebilecek veya geçemeyecek partikül oranını belirleyen bir faktördür.

Mikron değeri olması gerekenden yüksek veya düşük filtre kullanımı ciddi hasarlara yol açabilir.

SCTURBO FILTRE bu konuda en kaliteli ve deneyimli bilgilerini filtresine yansıtır. Müşteri memnuniyeti ciddiye alınmaktadır.

Hava filtresi üretimimizde mikron dengesini;

ÖZELLİKLER

  1. Yüksek verimlilik, 99.99% @ 0.3 μm
  2. Düşük direnç
  3. Non-toksik ve kokusuz
  4. Çevre Dostu
  5. Stable durumu, anti-korozyon
  6. Pürüzsüz ve hafif, olmak kolay pilili
  7. yüksek sıcaklığa Dayanıklı kadar 120 °C
  8. Washable filtreleme medya olarak PTFE ve PET

PARAMETRELER

12

13

Bu şekilde sağlamaktayız. En ayrıcalıklı tarafımız şirketimizi tanımlayan ; kalitemizi vurgulayan filtrelerin hammaddesidir. Testlerimiz bizleri emniyette tutmaktadır. Yan sanayi üreticisi olarak, orijinal OEM üreticileri en iyi şekilde temsil etmekteyiz.

Devamını Oku

Bir yatırımcının Azim Dolu Hikâyesi

Bir yatırımcının önemsemesi gereken en önemli konulardan biri Trend kavramıdır. Yatırımının kendine yönelttiği sorulardır; Trend’te ne var ?, Trend değişti mi? …
Bu soruların cevaplarını doğru yanıtlar Yatırımcı..
Hedefini kur, hedefinin senaryosunu yaz, kurgunun oyuncularını belirle, oyun zamanı…
Modern Portföyünün sibasari_basarinin_anahtarinyallerini vermeye başlar yatırımcı.
Çünkü; Hayalperesttir, idealisttir, yenilik onu tatmin eder.
Gündeme geçirdiği teorisi ile kalıcı olmak ister, bu arzu ile imalatına aldırdığı her nefes ile müşterisine sıcak hava üfler. Geliştirir ürünlerini, kontrol eder, kanun hükmünde sürecini iyileştirir.
Takımını takip eder, takımı kendini güvende hisseder. Bu yolda savaşını sürdürürken arkasında koca bir ekip vardır, bırakmaz, birlikte der…
Hikâyemizin kahramanıdır SCTURBO FİLTRE…
Altında yatan takım ruhu, kitlesel masum inanış ile beslenir SCTURBO FİLTRE…
imalat tecrübesi, satış ağı ve müşterileri kitlesel ağı birleşince, muazzam fabrikanın katlarını yükseltiyor.
Hikâyenin kahramanları, yeni fabrika sahasının yükselmesini an eb an takip ediyor, her günü sistemli ve emin adımlarla atıyor.
Biz buradayız, geliyoruz diyor kahramanlar…
Deneyim en büyük yatırım aslında kahramanlarımıza, arkalarında çok sağlam ve aydınlık bir geçmiş bırakarak geldiler…
Kahramanlarımızın, müşteri ağının ortak fabrika sınırlarında geliştirmesini hedeflemesi, vizyonuna sahip çıktığının bir göstergesidir.
SCTURBO FİLTRE, kendini Organize Sanayi Bölgesinin bir parçası görmüş, yeni yuvasını burada katlandırmaktadır. Beraberinde evine dahil edeceği pek çok yeni takım arkadaşları ile geleceğe güvenle bakmaktadır.
Dolayısı ile ölümsüzleştirme ve özelleştirme ilkeleri yatırımcının vizyonunu destekleyerek, sürdürülebilirliğini arttırmaktadır.
Yükselen katları ile eş zamanlı, mevcut sistemini de yenileyerek, neticesini ürünlere yansıtmaktadır. Yeni ürün portföyleri oluşturarak, öz sermayesini doğru bir şekilde değerlendirme politikası ile var olmaktadır. Yatırımcının planları, hedefleri, deneyimleri markasını olgunlaştırmaya devam ediyor…
Hikayemizi zengin kılan kahramanlar yolunuz açık olsun…

Revan Pelin Eryiğit

Devamını Oku

For Air Filter’s Users

Air filter, engine fuel required by the oxygen reacting to the process ( O² ) containing apparatus sucking air from the outside. Air filters   are also  undertaken the task of cleaning the air from the outside.

 

scturbo-hava-filtresi

Air filters can always provide high efficiency for the engine.

One of the main reasons for this situation, the air filter cleaning task can not perform properly.

Another reason is that the air filter is to use the hot air accumulated in the hood with the engine running.

These two cases, the engine performance losses may occur.

 

Air filter in order to avoid such a result, in the hood , should be placed in the most appropriate places where the weather gets cold .

 

The motor produces higher power; air filters use kit for receiving cold air is common.

 

One of the components necessary to run an efficient engine is the air filter.

 

The only obstacle to the air intake path of the engine air filter , which allows the transmission to the outside air sucked in the engine ‘s combustion chamber is cleaned .

 

To work efficiently the air filter needs to filter highly hazardous substances. The sport air filters have been developed based on this idea.

Unlike the original paper filter in automobiles, these filters are manufactured from two different materials :

Cotton – wire sponge and oil mixture (cotton ) .

Sponge permeability of the filter performance is achieved because it is much more .

 

However, in these filters it has a higher risk of a powder.

 

The oily mixture was filtered on cotton – wire, powder for they contain oil can keep better.

 

However, high permeability can not come up sponge.

Filters can be applied in two ways to the car ;

Open and Bin .

Bin filters achieve greater transparency attaching the car’s original filter housing.

The open filters, using an apparatus connected to the intake manifold.

Both the box and inside all the open oil filters can be cleaned and reused at periodic intervals.

Especially in open-type filter, a certain increase in power compared to the structure of the car’s engine capacity and the original air filter can be provided.

 

In the original filter system of the car , lost air flow, speed and density, thanks to open-type filters are becoming more effective .

The amount of air entering the combustion chamber, the combustion becomes more severe because it was more .

 

Thus, a certain increase in power is obtained.

Devamını Oku

Hava Filtresi Nedir?

Hava filtresi, motorun yakıtı tepkimeye sokma işlemi için gerek duyduğu oksijeni (O²) içeren havayı dışarıdan emen aparattır. Hava filtresi aynı zamanda dışarıdan gelen havayı temizleme görevini de üstlenir.

 

scturbo-hava-filtresi

Hava filtresinin motor için sağladığı hava her zaman yüksek verim sağlamayabilir. Bu durumun başlıca sebeplerinden biri hava filtresinin temizleme görevini düzgün bir şekilde yerine getirememesidir. Bir diğer sebebi ise hava filtresin, motorun çalışmasıyla kaput içinde oluşan sıcak havayı kullanmasıdır. Bu iki durumda da motorda performans kayıpları görülür. Böyle bir sonuçla karşılaşılmaması için hava filtresi, kaput içerisinde, soğuk havayı alabileceği en uygun yere yerleştirilmelidir. Yüksek güç üreten motorlarda dışarıdan soğuk hava almaya yönelik hava filtresi kiti kullanımı sıkça görülür. Bir motorun verimli çalışabilmesi için gerekli olan parçalardan biri hava filtresidir. Motorun hava emiş yolundaki tek engel olan hava filtresi, dışarıdan emilen havanın temizlenerek motorun yanma odasına iletilmesini sağlar.

Hava filtresinin verimli çalışabilmesi için zararlı maddeleri yüksek oranda süzmesi gerekir. Spor hava filtreleri de bu fikir temel alınarak geliştirilmiştir.

Otomobillerdeki orijinal kağıt filtrelerin aksine, bu filtreler iki farklı maddeden üretiliyor: Sünger ve yağlı pamuk-tel karışımı (koton). Sünger filtrelerin geçirgenliği daha fazla olduğu için daha çok performans elde ediliyor. Ancak bu filtrelerde toz geçirme riski daha yüksek. Yağlı pamuk-tel karışım filtrelerse, yağ ihtiva ettikleri için tozu daha iyi tutabiliyorlar. Tabii geçirgenlikleri sünger kadar yüksek olamıyor. Filtreler otomobile iki şekilde uygulanabiliyor; Açık ve Kutu içi. Kutu içi filtreler, otomobilin orijinal filtre yuvasına takılarak daha fazla geçirgenlik sağlanıyor. Açık filtrelerse emme manifolduna bir aparat yardımıyla bağlanıyor. Hem kutu içi hem açık yağlı filtrelerin tümü, periyodik aralıklarla temizlenip yeniden kullanılabiliyor.

Özellikle açık tip filtrelerde, otomobilin motor hacmi ve orijinal hava filtresinin yapısına göre belli bir güç artışı sağlanabiliyor. Otomobilin orijinal filtre sisteminde, kaybolan hava akışı hızı ve yoğunluğu, açık tip filtreler sayesinde daha efektif hale geliyor ve yanma odasına giren hava miktarı daha fazla olduğu için yanma da daha şiddetli oluyor ve böylece belli bir güç artışı elde ediliyor.

Burada teori şudur ki, silindirlerin içindeki yanma odasına yakıtla karıştırılmak üzere ne kadar çok hava gönderirseniz, o kadar fazla güç elde edersiniz, ancak mesele bu havayı birinci olarak nasıl gönderdiğiniz, ikinci olarak da gerçekten fazla hava gönderip gönderemediğinizdir. Hava aerodinamiği o kadar komplike bir konudur ki, otomobilinizin orijinal hava filtresini açık bir spor hava filtresiyle değiştirdiğiniz zaman ne kadar daha fazla hava elde edeceğinizi bilmek imkansızdır.

Devamını Oku

Perakende Yedek Parça

Perakendeci olarak yaklaşık 23 yıldır Ford grubu araçlara ait yedek parça ticareti yaparak bugünlere geldik. Yıllar içerisinde sektörümüz öyle hızlı kabuk değiştirdi ki şimdi bile ayak uydurmakta zorlanmaya başladık.

perakendeyedekparca Firmamız 1968 senesinde kurulmuş olup bugünlere kadar yaşamını sürdürdü ve inşallah sürdürmeye de devam edecektir. 2000’li yıllara kadar olan süreçte Ford yedek parça çok fazla bir değişiklik göstermemiştir.

 

Öyle ki 1971 modelden 1990’a kadar  olan araçların parçalarının çoğu birbirine uyum sağlamakta ve dolayısıyla yeterli miktarda stoklarla ticari faaliyetlerimize rahat bir şekilde devam etmekteydik.1990 senesinden sonra Ford serisinde inanılmaz bir değişiklik yaşanmaya başladı , gerek ticari gerekse binek araçların  kısa bir sürede kabuk değiştirmesi ve parçalarının da birbirine uyumsuz olması yedek parça camiasını bir anda ciddi bir stokla çalışmaya yöneltti, çeşitliliğin artması ve orijinal parçanın dışında yan sanayi ürünlerin piyasaya girmesi aynı ürünün birden fazla menşeinin bulunması aralarındaki  fiyat farklılıklarının olması perakendeci müşterinin ve özellikle ikinci eli alıp satan  müşterilerin yan sanayi ve ucuz parçaya yönelmeleri piyasada hem rekabete yol açtı hem de ciddi anlamda yedek parça kalitesini düşürdü, aynı zamanda stokları şişirmeye başladı. Piyasadaki rekabete uymak için hem orijinal ürün hem de yan sanayi ürünü stoklamak durumunda kaldık , bu da bize  ciddi bir sermaye yükü ve stok maliyeti aynı zamanda lojistik sıkıntısı yaratmaya başladı ve her geçen gün lojistik sorunumuz ciddi anlamda artmakta ve aynı zamanda bu kadar yoğun stok girdisini takip edecek kalifiye personel sıkıntısını yaşamaya başladık,yedek parça sektörünün okulu olmadığından yetişmiş eleman bulmak gerçekten başlı başına her perakendeci firmanın sıkıntısı olmaya başladı,çekirdekten personel yetiştirmek çok uzun süreler almakta ve yetişen elemanlar bir süre sonra kendi firmalarını kurmaya çalışıp ,yıllarca verdiğiniz emeği de boşa çıkarmaya başlamakta, eğer ki yedek parçacılık bir meslek olarak algılanabilse ve bu branş üzerine okullar açılabilse, en azından yedek parçacılık bilinçli bir sektör haline getirilir ve bu açık bir nebze olsun kapatılır diye düşünüyorum.

Bir diğer sıkıntımız, sanayideki ustalarımızın çoğunun kendilerini yenilemeyip modern teknolojik bilgi düzeyine erişemediklerinden araç sahiplerinin araçlarını sanayiye güven içerisinde getirememelerine sebebiyet vermekte ve bu da perakende sektörünü etkilemektedir , modernize olmuş ve servisleşebilmiş yerler ile bugünkü plazalara eş değer servis hizmeti veren yerler bir nebze olsun iyi durumdadır  ama çağa ayak uyduramayan bir çok küçük servis ve tamirhaneler günümüz koşullarında kısa bir süre sonra can vermeye mahkum olacaklardır,bu da ister istemez perakende sektörünü olumsuz etkileyecektir.

Diğer bir önemli sıkıntı da, toptan yedek parça dağıtımı yapan firmaların servisleşmiş olan yerleri  perakendeci olarak değerlendirip yedek parçalarını doğrudan servis etmeleri tek geçimi yedek parça satışı olan  perakendeci esnafı oldukça zor durumda bırakmaktadır.

Kaynak: otosatissonrasi.com

 

Devamını Oku

Çalışanlarımızı Geliştirerek Nasıl Sonuca Ulaşırız?

çalışanlar Size bağlı çalışanlarınızın gelişiminde neden rol almalısınız? Gelişimlerinde etkin olmanız gerekiyor mu?

Ortalama bir yönetici bilinçli olarak vakit ayırmadığını söylese bile aslında zamanının % 20 -25’ini ekibine koçluk yaparak geçirir. Zira yöneticilerden beklenti iş sonuçlarına ulaşmak kadar çalışanlarının da bilgi ve beceri düzeylerinin geliştirilmesidir.

 

Bununla birlikte günümüzde her beş yöneticiden ancak ikisi bunu bilinçli olarak gerçekleştirebiliyor.

Bilginin paylaştıkça zenginleşmesi gerçeği kadar bir yöneticinin misyonu çalışanların gelişimlerine yaptığı katkılar oranında anlam kazanır. Türkçe’mizde sık sık kullandığımız “fedakâr” kelimesini düşünün. Ne anlama geliyor? Karşılıksız veren değil mi? Gerçekte de öyle mi? Kelimeyi “feda – kâr” diye ayırdığımızda bir şeyi feda ediyoruz. Ne için? Kar elde etmek için. Kar sadece maddi anlam içermez. Örneğin çocuğumuzu iyi yetiştirmek için fedakârlıklar yapıyoruz değil mi? Karşılığındaki kar nedir? Topluma faydalı, ayakları üzerinde durabilen fert yetiştirmenin manevi hazzı.

İş dünyasında çalışanların performansını arttıran, onlara koçluk eden, onların sınırlarını zorlayan, düşündüren, iş yapma şekillerini tartışmaya açan bir yönetici aslında kendi performansını kimi araştırmalara göre minimum % 25 arttırmaktadır.

Çalışanlarını geliştirme konusunda etkin olan yöneticiler işinde çok daha fazla tatmin olan, mensubu olduğu organizasyona çok daha bağlı, yapıda kalmaya istekli çalışanlara sahip oluyorlar.

Performans yönetimi hedeflere yönelik ve geri besleme esasına bağlı olduğundan çalışanların hangi noktalarda kendilerini geliştirmek ve iyileştirmeler yapılması gerektiğini objektif kriterlerle algılamalarını sağlanmaktadır.

Yine araştırmalara göre bu tarz bir yönetimde çalışanlar diğer organizasyonlara göre % 40 daha fazla şirketlerinde kalmaya istekli oluyorlar. Dolayısıyla iş tatmini, katılımcılık dinamik bir yapıya kavuşuyor. Gelişimi sağlamanın en temel yolu ise iyi bir iletişim tesis etmekten geçmektedir. Daha önce değinildiği gibi geri bildirim vermek, eğitim olanaklarını arttırmak, kişisel tecrübeler doğrultusunda tavsiyeler vermek, performans kriterlerinin dayandığı başarı kriterlerini şirket ve şirket çalışanları arasında madden ve manen kazan – kazandır ilkesine dayandırmak şirket bünyesindeki ilişkileri sağlıklı ve uzun ömürlü kılacaktır.

Görüldüğü gibi listelenen başlıkların çoğu zaten günlük hayatta farkında olunsun veya olunmasın bir yöneticinin sorumluluk alanı içersindeki konulardır. Buraya kadar anlatılmaya çalışılanları birkaç cümle ile özetleyecek olursak.

Çalışanının performansını ve dolaylı olarak kendi performansını arttırmak isteyen bir yönetici,

– Performans ve gelişim stratejisini ortaya koyan yöneticidir.

– Çözümler için düşündüren, koçluk eden, geri bildirim veren, birikim ve tecrübelerini aktaran yöneticidir.

– Çalışanların gelişiminde her türlü desteği sağlayan, eğiten bir yöneticidir.

– Aynı zamanda dürüst değerlendirmeler yapabilen bir yöneticidir.

Kaynak: mallx.org

Devamını Oku

Marka Olmak Ya da Olmamak

Aşağıdaki her cümlenin arkasında onlarca çetin ve zorlu pazarlama ve satış mücadelesi vardır. 18 yıllık deneyimin marka perspektifi ile özeti olarak da okuyabilirsiniz.

Brand blue puzzle pieces assembled

Eğer marka iseniz;

Markanız müşteri tarafından benimsenmiş ve talep edilir durumdadır.

Satış gelişimini müşteri talebi ile sürekli canlı tutarsınız.

Bayi-dağıtım kanalı organizasyonu oluşturmada ekstra çaba sarf etmezsiniz. (Bayi aramazsınız, bayiler sizi bulur, siz seçen durumunda kalırsınız.)

Müşteri sürekliliğinin yarattığı talep ile sürekli ve istikrarlı kazanç sağlayan dağıtım kanalınız ile uzun süreli ilişkiler kurarsınız.

Dağıtım kanalınız istikrarla varlığını sürdürür, bir kuşakta diğerine geçer.

Dağıtım kanalınız karşısında taviz vermezsiniz veya daha az taviz verirsiniz.

Ortalama bir satış ekibi ve etkinliği ile bile tatmin edici sonuçlar alırsınız.

Uzun süreli ve istikrarlı bir kadro yapısı oluşur. Bu kurumsal kültür, değerler ve geleneğin oluşmasını ve gelişmesini sağlar. Bu gelenek nesilden nesile aktarılır.

Eğer marka olamamışsanız;

Müşteri talebi bir yana, müşteriler sizden bihaberdir.

Satış gelişimini nasıl sağlayacağınızı bilemezsiniz, satış stratejilerinizi ve politikalarınızı her yıl değiştirirsiniz.

Bayi-dağıtım kanalı oluşturmak için çok çalışmanız gerekir, bayileri sizin bulmanız gerekir, tercih eden değil, tercih edilen durumunda kalırsınız.

Dağıtım kanalınızda sürekli değişiklikler yapmanız gerekir, bayilerinizin biri gider biri gelir, dağıtım kanalında süreklilik ve istikrar kaybolur,ürün ve hizmetlerinizin tüketiciye ulaşması sürecinde kesintiler olur.

Dağıtım kanalınıza bağımlı olursunuz, ticari tavizler vermek zorunda kalırsınız. (hatta tavizsiz iş yapamaz hale bile gelebilirsiniz)

Tecrübeli bir satış ekibi ve kuvvetli bir etkinliğe rağmen satış sonuçları tatmin edici olmaz.

Çalışan devir oranı yüksek olur. Kurumsal kültür ve değerler gelişmez.

Sonuç olarak satış ve pazar deneyimim bana gösterdi ki; marka bir defa oluştumu artık ait olduğu şirketi, bu şirketin sahibini, yöneticilerini ve çalışanlarını aşar, onların üstünde (ve bazen onlara rağmen) ve dışında varolmayı sürdürür, ayrı bir kimlik ve varoluş kazanarak şirketinden bağımsızlaşır ve tüketicilere malolur. Tüketicilere malolmuş bir marka da rakipleri tarafından kolay kolay altedilemez.

Ticari başarının ve sürekliliğin formülünü arayan bir girişimci için daha iyi bir yol var mı?

Kaynak: faruksener.com

Devamını Oku